22 Eylül 2014 Pazartesi

Cebelitarık Krizi ve İngiliz Kraliyet Donanması

Description: IMG_0131 


Mavi Vatan

Amiral Cem Gürdeniz
Cebelitarık Krizi ve İngiliz Kraliyet Donanması  - I
Ağustos ayı ortasında dünya, Suriye’ye düzenlenen emperyal tertibe kilitlenmişken, Cebelitarık krizi AB’nin önemli iki ortağı ve NATO müttefikleri İspanya-İngiltere ilişkilerini bozdu. Her iki ülke, ABD Deniz Kuvvetleri için kritik önemde üslere sahip. İspanya’nın Cebelitarık’ın kuzeyindeki Cadiz şehrinde ABD’nin stratejik önemdeki Rota deniz üssü bulunuyor. İspanya, ABD’den deniz silahları teknolojisinde bugüne kadar İngiltere ve Fransa hariç diğer NATO müttefiklerine nazaran en büyük “know-how” transferi yapan ülkeler arasında.  İngiltere-ABD ilişkileri, Suriye’ye müdahalede 29 Ağustos’ta Londra’da yaşanan parlamento onayı krizine rağmen modern tarihin en tipik jeopolitik birliktelik örneği. Peki ne oldu da ABD’nin Atlantik’in doğu yakasındaki bu iki kritik müttefiki krize girdi?
Cebelitarık kritik coğrafya. Cebelitarık, adını verdiği boğazı kontrol eden 6,5 km karelik bir İngiliz toprağı. Başlangıçta 1713 yılında Utrecht antlaşmasıyla İspanya Krallığından işgal yolu ile alınan ve İngiliz garnizonu yapılan bu stratejik alan, İspanyol donanmasının Trafalgar yenilgisinden 25 yıl sonra, yani 1830 yılında İngiltere’nin sömürgesine dönüştürüldü.  30 bin nüfusa sahip bu sömürgenin 1,2 milyar dolar milli geliri var. Fert başına düşen 43 bin dolar ile sayılı zengin ülkeler arasında. Vali Kraliyet Donanmasından emekli bir Koramiral.  İber yarımadasının bu kritik coğrafyasındaki sömürge devletin, denize çıkışı dışında her şeyi İspanya’ya bağımlı. 1,5 km’lik sınırın paylaşıldığı İspanya’ya enerjiden, kara ulaşımına kadar pek çok alanda bağımlı olan Cebelitarık, İspanya devleti için her zaman büyük bir jeopolitik sıkıntı yarattı. Çıkan krizler neticesinde 1967 ve 2002 yılında yapılan iki referandum ile burada yaşayan çoğunluğu İngiliz 30 bin kişi, İngiltere’ye bağlı kalma yolunda oy kullandı. Bu sonuçlar İspanya’yı derinden etkiledi. Diğer taraftan Cebelitarık’ın 15 km uzunluğunda kıyısı var. Aynen Kıbrıs’taki üslerde olduğu gibi kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge yani Mavi Vatan’a da sahip. Bu, denizci bir ulus olan İspanyolların kolay kabullenebileceği bir durum değil.
Balıkçılık krizi. Geçen ay, Cebelitarık yönetimi İspanyol balıkçıların aşırı avlanmasını önlemek üzere kontrol ettiği deniz alanlarına ağların takılmasını sağlayacak, beton bloklar yerleştirdi. İspanyollar da buna karşılık günde binlerce kişinin giriş çıkış yaptığı sınırda işi yavaşlattı ve özellikle ticari kamyonların geçişini geciktirdi. Bu durum İngiltere’de büyük bir öfkeye neden oldu. Londra Belediye Başkanı kendi ilgi alanı olmadığı halde yapılanları “alçakça” olarak nitelendirdi. 22 Ağustos 2013 günü İngiliz firkateyni HMS Westminster, Cebelitarık sularına demirledi. Bu tipik bir ganbot diplomasisi uygulamasıydı. İngiltere, Suriye krizinin yaşandığı, yani emperyal müttefikler arası dayanışmanın en somut şekilde sergilenmesi gereken bir dönemde, Cebelitarık’ı her şeyin önünde değerlendirdi ve müttefikine bir savaş gemisi ile meydan okudu. İspanya da buna katlandı.
İngiliz Donanması küçülüyor.  Basra körfezi çıkışlı Avrupa’ya yönelik enerji ulaştırmasının; Süveyş bağlantılı Çin’e yönelik dış ticaret rotalarının geçtiği,  Atlantik ve Akdeniz’in giriş çıkış kapısı Cebelitarık Boğazının ABD ve jeopolitik ortağı İngiltere için önemini anlatmama gerek yok. Ancak İngiltere tarihinin donanma gücü açısından en zayıf döneminin yaşandığı bir konjonktürde, bu meydan okuyuş dikkat çekicidir. İngiltere ekonomisi, Avrupa’nın kırılgan ekonomileri arasında. Bu nedenle 2010 yılında yayınlanan Stratejik Savunma ve Güvenlik Gözden geçirme (SDSR) raporu sonrasında küçülecek olan savunma bütçesinden en büyük kesintiyi donanma aldı. 2010 yılında 30 bin personele sahip Kraliyet Donanması, 2015’te 20 bin’e düşmüş olacak. Donanma, tarihinin en büyük küçülmesini yaşıyor. Geçen ay, Aliağa’da sökülmeye başlanan HMS Ark Royal uçak gemisi bu küçülmenin en tipik örneği oldu. Geriye kalan tek uçak gemisi HMS Illustrious ise 2014 yılında hurdaya çıkacak ve o da muhtemelen Aliağa’da Türk işçiler tarafından parçalanacak. Düşünebiliyor musunuz? “Britannia rules the waves” (18 ve 19’uncu yüzyılda denizlerde tam egemenlik kuran İngiltere için söylenen “Britanya dalgaları yönetir”) sloganından nereye gelindi? İngilizler tarihlerinde ilk kez sayısal olarak Fransız Donanmasının ardına düştüler. Halen inşa edilmekte olan yeni iki uçak gemisinden biri tamamlandığında, uçakla donatılmayacak ve helikopter platformu olarak kullanılacak. Muhrip ve firkateyn sayısı 23’ten 19’a düşüyor. Benzer azalma nükleer denizaltılarda da yaşanacak. Bu küçülme doğrudan İngiliz savunma sanayini etkilediğinden, savunma sanayine yeni ortaklar arıyorlar. 2010 yılı sonbaharında Fransa ile imzaladıkları ve Almanları son derece rahatsız eden savunma alanında işbirliği antlaşmasında, nükleer alanda işbirliği öngörülürken, iki donanmanın ortak uçak gemisi işletmesine yönelik maddeler de yer alıyor. Tarih tekerrürden ibaret. 1905 yılında Fransa ve İngiltere gene ortak Deniz Kuvvetleri işbirliği antlaşması imzalamış, Akdeniz, Fransız Donanmasına terk edilirken İngiliz Donanması, 1895 yılında kurulan ve henüz 10 yaşında olmasına rağmen İngiliz Amirallerine ter döktüren Alman Donanmasını Kuzey Denizinde çevreleme görevini üstlenmişti. Makalenin ikinci kısmında bu konuya devam edeceğiz.
Cebelitarık Krizi ve İngiliz Kraliyet Donanması  - II
İngiliz Donanması eski gücüne erişebilir mi? Cebelitarık’ta yaşanan kriz İngiltere’nin donanma gücünün önemini kamuoyu ve siyasetçilerin gündemine tekrardan taşımak için kullanılabilir. Arjantin’in 1982 yılında İngiltere karşısında yenildiği bir savaşa rağmen, Falkland adaları üzerindeki egemenlik iddiasından vaz geçmemesi de bir başka potansiyel kriz alanıdır. İngiliz ekonomisi ve donanması küçülürken, Falkland ve Cebelitarık üzerindeki Latin baskısının artacağı görünen bir gerçek. Bu baskılar donanmayı eski günlerine geri getirebilir mi, bunu zaman gösterecek. 2011 Libya tertibinde öncü rol oynayan İngiltere’nin Suriye tertibinde geri planda kalmasının en önemli nedenlerinden biri donanmasının durumu. Libya krizinde donanması henüz küçülmemişti. İki uçak gemisi vardı. Kanaatimce 1956 Süveyş krizinden sonra, yakın dönemde İngiltere, emperyal stratejilerini uygulama perspektifinde en zor dönemlerden birini yaşıyor. Ancak diğer taraftan işin içine kendi egemenlik alanı ve doğrudan ulusal çıkarlarını ilgilendiren Cebelitarık benzeri krizler çıktığında da eski reflekslerini kaybetmediğini görebiliyoruz. Hatırlanacağı üzere Falkland savaşını başlatan Arjantin Cuntasının en önemli gerekçesi İngiliz ekonomisinin krizde olmasıydı. Krize rağmen İngiltere müdahale etti.  Diğer taraftan İngiltere’nin bu durumundan Fransa’nın büyük kazanç sağlayacağı bir gerçek. Onlar da ekonomilerinin içinde bulunduğu zor koşullara ve Almanya’nın ekonomik alanda açık meydan okumalarına maruz kaldıkları bir dönemde, Mali ve Suriye krizleri başta olmak üzere küresel maceralara atılmaktan geri kalmıyor. Donanması İngiltere’ye oranla küçülmüyor. Birleşik Arap Emirliği ve Cibuti’de kalıcı deniz üsleri temin ederken, ABD’nin 2012 yılında açıkladığı pivot stratejisinin ağırlık merkezi olan Pasifik ve Hint Okyanusu alanlarında donanma varlığını artırıyorlar.   Ancak kırılgan Fransız ekonomisi, ABD’nin dümen suyunda bu maceralara atlayarak daha ne kadar zaman kıtasal güç olma iddiasını sürdürebilir ve Almanya’ya dolaylı mesaj vermeye devam edebilir? Neticede savaş, para işidir.
Türkiye dersleri. Tüm bu yaşananlardan Türkiye’nin çıkaracağı dersler nedir? Kanaatimizce iki önemli ders çıkarılabilir. Birincisi, devletler hayati çıkarlarını koruyabildikleri sürece güçlü, egemen ve bağımsız kalabilirler. Jeopolitik çıkarlarını korumaktan aciz devletler siyaset ve strateji geliştiremez ve merkezi güçlerin taşeronu olurlar. İkincisi deniz aşırı egemenlik krizlerinde donanma gücü asli unsur olmaya devam etmektedir. Bu nedenle Türkiye gibi denizlere tam bağımlı bir ülkenin donanması asla zayıflatılmamalıdır. Diğer bir deyişle sahte davalar ile kendi donanmasını yok eden devlet olarak tarihe geçmemelidir. Günümüzde Türkiye’nin denizaşırı en kritik üç çıkar alanında yani Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan durum, başta Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının her iki derse odaklanmasını gerektirir. Zira her iki ders Kıbrıs’ta bağımsız KKTC’nin devamını; Ege’de Kardak benzeri egemenliği Yunanistan’a antlaşmalarla devredilmemiş 51 adet ada, adacık ve kayalıkların geleceğini ve Doğu Akdeniz’de gelecek kuşakların en büyük zenginlik kaynağı olacak (MEB) Münhasır Ekonomik Bölgemizin ilan edilmesini ilgilendirmektedir.       


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder